Anayasa Mahkemesi, işçilik alacaklarının belirsiz alacak davası olarak talep edilmesi konusunda uygulamada yaşanan tereddütleri giderecek nitelikte önemli bir karara imza atmıştır. 6 Ocak 2026 tarihli ve Resmî Gazete’de yayımlanan bu karar, özellikle kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, fazla mesai ve yıllık izin ücreti gibi alacaklarda davanın kısmi alacak davası veya belirsiz alacak davası olarak açılması hususundaki uygulamaya ışık tutacaktır.
Bu yazıda kararın özeti, hukuki değerlendirmesi ve işçi ile işverenler açısından pratik sonuçları ele alınacaktır.
Belirsiz Alacak Davası Nedir?
6100 sayılı HMK m.107 uyarınca belirsiz alacak davası;
- Alacağın miktarının,
- Davanın açıldığı tarihte tam ve kesin olarak belirlenmesinin objektif olarak mümkün olmaması
hallerinde açılabilen bir dava türüdür. İşçilik alacaklarında, özellikle işveren kayıtlarının işçide bulunmaması sebebiyle bu dava türü sıklıkla tercih edilmektedir.
AYM Kararının Konusu
Başvuruda; işçi tarafından açılan davada, mahkemelerin işçilik alacaklarının belirsiz olmadığı gerekçesiyle davayı usulden reddetmesi üzerine, mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiği ileri sürülmüştür.
Yerel mahkemeler ve Yargıtay, işçinin talep ettiği alacakların hesaplanabilir olduğu kanaatiyle belirsiz alacak davası açılamayacağını değerlendirmiştir.
Anayasa Mahkemesi’nin Değerlendirmesi
AYM, kararında özetle şu tespitlerde bulunmuştur:
- İşçilik alacaklarının hesaplanabilmesi için gerekli bilgi ve belgelerin büyük ölçüde işverenin elinde bulunduğu,
- İşçinin dava açarken alacağın tam miktarını bilmesinin her zaman beklenemeyeceği,
- Mahkemelerin aşırı şekilci yorumlarla belirsiz alacak davasını reddetmesinin, mahkemeye erişim hakkını ihlal edebileceği
belirtilmiştir.
Bu kapsamda AYM, belirsiz alacak davası şartlarının dar yorumlanmasının Anayasa’ya aykırı sonuçlar doğurabileceğine hükmetmiştir.
Kararın İş Hukuku Açısından Sonuçları
İşçiler Açısından
- İşçilik alacaklarında belirsiz alacak davası olarak açılan davalarda talep kalemleri reddedilemeyecektir.
- Harç riskinin azaltılması ve talep artırımında zamanaşımı sorununun önüne geçilmesi mümkün olacaktır.
- Mahkemelerin doğrudan usulden ret yerine esasa girerek değerlendirme yapması gerekecektir.
İşverenler Açısından
- Belirsiz alacak itirazları otomatik bir savunma aracı olmaktan çıkmaktadır.
- Kayıtların eksiksiz tutulması ve dava öncesi hukuki risk analizi daha da önem kazanmıştır.
Uygulamada Dikkat Edilmesi Gerekenler
- Dava dilekçesinde belirsizliğin nedenleri somut şekilde açıklanmalıdır.
- Hangi bilgi ve belgelerin işverende bulunduğu açıkça belirtilmelidir.
- Talep edilen alacak kalemleri ayrı ayrı gösterilmelidir.
Sonuç ve Değerlendirme
Anayasa Mahkemesi’nin bu kararı, işçilik alacaklarında belirsiz alacak davasına yönelik hak eksenli bir yaklaşımı benimsemesi bakımından son derece önemlidir. Karar, uygulamada yaşanan hak kayıplarının önüne geçilmesine katkı sağlayacak niteliktedir.
İşçilik alacaklarınızla ilgili dava açmayı düşünüyorsanız, somut durumunuza uygun dava türünün belirlenmesi için uzman bir iş hukuku avukatından destek almanız büyük önem taşır.
