GİRİŞ
Günümüzde internet bankacılığı ve mobil bankacılık hizmetlerinin yaygınlaşması, günlük finansal işlemleri hızlandırıp kolaylaştırmış olmakla birlikte, siber dolandırıcılık yöntemlerinin de gelişmesine sebep olmuştur. Cep telefonlarına bulaştırılan zararlı yazılımlar (malware), oltalama (phishing) yöntemleri ve SIM kart / telefon yönlendirme teknikleriyle tüketicilerin banka hesapları boşaltılabilmektedir.
Bu tür vakalarla karşılaşan mağdurların en çok merak ettiği soru şudur: “Telefonuma zararlı yazılım bulaşmış veya şifrem ele geçirilmiş olsa dahi bankadan paramı geri alabilir miyim?”
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 17.09.2025 tarihli ve 2024/304 E., 2025/525 K. sayılı tarihi kararı, bu soruya net ve mağdur lehine bir yanıt vermiştir.
1. SOMUT OLAY VE YARGILAMA SÜRECİ
Karara konu somut olayda davacı mudi, tatilde bulunduğu sırada mobil internet kanalıyla hesaplarını kontrol ettiğinde, bilgisi ve rızası dışında Türk Lirası ve Dolar hesaplarındaki mevduatın hiç tanımadığı iki farklı şirkete havale edildiğini fark etmiştir. Aynı gün suç duyurusunda bulunmuş ve bankadan zararının tazminini talep etmiştir. Bankanın sorumluluğu kabul etmemesi üzerine dava açılmıştır.
Yapılan incelemelerde şu teknik detaylar tespit edilmiştir:
- Dolandırıcılık Yöntemi: Müşterinin cep telefonuna bulaştırılan zararlı yazılım marifetiyle SMS’ler ve telefon hatları başka bir numaraya yönlendirilmiş, banka tarafından gönderilen tek kullanımlık SMS şifreleri dolandırıcılarca ele geçirilmiştir.
- Bankanın Şüpheli İşlem Tespiti: Banka sistemleri, söz konusu havaleleri “olağan dışı ve şüpheli” olarak algılamış ve müşteriyi telefonla arayarak teyit almak istemiştir. Ancak hat yönlendirildiği için müşteri yerine dolandırıcılarla görüşülmüş veya teyit tam sağlanamamıştır.
- Teyit Alınamadan Onay Verilmesi: Müşteriden fiilen teyit alınamamış olmasına rağmen banka işlemleri durdurmamış, sadece bilgilendirme e-postası göndererek yüksek tutarlı havaleleri onaylamıştır.
Derece Mahkemelerinin Kararları:
- İlk Derece (Tüketici) Mahkemesi: Telefona bulaşan zararlı yazılıma karşı gerekli özeni göstermeyen müşteride %20 müterafik (ortak) kusur, şüpheli işlemi teyit almadan onaylayan bankada ise %80 kusur tespit ederek davanın kısmen kabulüne karar vermiştir.
- Bölge Adliye Mahkemesi (İstinaf): Müşterinin kişisel bilgilerini paylaştığı veya zararlı yazılımı yüklemede kusuru bulunduğu hususunun banka tarafından ispatlanamadığı, şüpheli işlemde teyit almadan onay veren bankanın tam sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın %100 kabulüne karar vermiştir.
- Yargıtay 11. Hukuk Dairesi (Bozma): Müşterinin telefonunu zararlı yazılımlardan korumakla yükümlü olduğu, bankanın dışarıdan müdahale imkanı bulunmadığı gerekçesiyle mudinin müterafik kusurlu sayılması gerektiğini belirterek kararı bozmuştur.
- Direnme ve Hukuk Genel Kurulu: Bölge Adliye Mahkemesi’nin direnme kararı üzerine dosya Hukuk Genel Kurulu önüne gelmiş ve HGK direnme kararını onamıştır.
2. HUKUKİ DEĞERLENDİRME VE İLKELER
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, bankaların mobil bankacılık dolandırıcılığı vakalarındaki hukuki sorumluluğunu belirlerken şu temel ilkelere dayanmıştır:
A. Bankaların “Özel Güven Kurumu” Niteliği ve Ağırlaştırılmış Sorumluluk
Bankalar, özel kanunla kurulan, kendilerine imtiyazlar tanınan ve topladıkları mevduatı özenle korumak zorunda olan kurumlardır. Bu nitelikleri gereği bankalar “özel güven kurumu” kabul edilir ve basiretli bir tacir gibi hareket etme yükümlülükleri herhangi bir ticari işletmeye göre çok daha ağırdır.
Bankaya yatırılan mevduat usulsüz tevdi (karz) niteliğindedir. Ödünç alan konumundaki banka, kendisine yatırılan parayı korumak ve istendiğinde aynen veya mislen iade etmekle yükümlüdür. Usulsüz işlemlerle çekilen paralar doğrudan doğruya bankanın zararı niteliğindedir ve mevduat sahibinin bankaya karşı alacağı aynen devam eder. Bankalar ağırlaştırılmış sorumluluğun bir gereği olarak objektif özen yükümlülüğü altındadır ve hafif kusurlarından dahi sorumludurlar. Sözleşmelere konulan sorumsuzluk kayıtları geçersizdir (TBK m. 115/3, 116/3).
B. BDDK Mevzuatı ve Şüpheli İşlemlerde Teyit Yükümlülüğü
Bankalarda Bilgi Sistemleri Yönetiminde Esas Alınacak İlkelere İlişkin Tebliğ‘in 26/2. maddesi uyarınca bankalar, internet ve mobil bankacılık faaliyetlerinde sıra dışı ve şüpheli işlemleri tespit etmek üzere takip mekanizmaları kurmak zorundadır.
Somut olayda banka, yapılan havaleyi şüpheli olarak tespit etmiş ancak müşteriden teyit alamamıştır. Yargıtay HGK’ya göre; müşterinin telefona cevap verememesi veya ulaşılamaması dahi tek başına sıra dışı ve şüpheli bir durumdur. Bankanın güvenlik kontrolü prosedürünü işleterek işlemi durdurması gerekirken, sadece e-posta gönderimiyle yetinip havaleye izin vermesi sorumluluğu ortadan kaldırmaz.
C. Müterafik Kusur ve İspat Yükü
Borçlar Kanunu kapsamında müşterinin müterafik kusurlu sayılabilmesi için, kişisel bilgilerini veya şifrelerini üçüncü kişilerle kendi eliyle paylaştığının ya da telefonuna zararlı yazılım yüklenmesinde ağır ihmali bulunduğunun banka tarafından somut verilerle ispatlanması gerekir.
HGK kararında; günümüz teknolojisinde bankaların SMS ile doğrulama yerine elektronik imza, yüz tanıma, biyometrik doğrulama ve kimlik okutma gibi gelişmiş güvenlik önlemlerini alabileceği ifade edilmiştir. Müşterinin cep telefonuna zararlı yazılım bulaşması veya SMS yönlendirmesi yapılması durumunda, bu riskler bankanın faaliyet alanı içinde kalmaktadır. Banka, müşterinin kusurunu somut delillerle ispatlayamadığı sürece mudiye müterafik kusur yüklenemez.
SONUÇ VE HUKUKİ YOL HARİTASI
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun bu kararı; bankanın, tespit ettiği şüpheli bir işlemde müşteriden kesin teyit almadan transferi tamamlaması halinde oluşan zararın tamamından (%100) sorumlu olduğunu kesinleştirmiştir. Mudinin telefonuna virüs bulaşmış olması, banka aksini somut verilerle ispat etmedikçe müşteriyi kusurlu yapmaz.
Mobil veya internet bankacılığı kanalıyla rızası dışında hesabı boşaltılan mağdurların izlemesi gereken hukuki adımlar şunlardır:
- Derhal Bloke Talebi: Banka müşteri hizmetleri aranarak işlemlerin rıza dışı olduğu bildirilmeli ve tüm hesaplara bloke konulmalıdır.
- Ceza Soruşturması: Cumhuriyet Başsavcılığına başvurularak bilişim sistemleri vasıtasıyla nitelikli dolandırıcılık ve hırsızlık suçlamasıyla şikayetçi olunmalıdır.
- Yazılı İhtar ve Dava: Bankaya noter aracılığıyla ihtarname gönderilerek usulsüz çekilen meblağın faiziyle iadesi talep edilmeli; olumsuz yanıt alınması halinde Tüketici Mahkemesinde tazminat davası açılmalıdır.
Av. Arda ÇETİN
0 538 246 49 44
