Hukuki Makaleler

Ticari İşletmenin Unsurları Nelerdir?

Ticari İşletmenin Unsurları Nelerdir

Ticari işletmeler ve esnaf işletmeleri esasen iktisadi işletmelerdir. Kanun koyucu ticari işletme olmanın sonuçlarını ayrı hükümlere bağlamıştır. Ancak her şeyden önce bir iktisadi işletmenin ticari işletme sayılabilmesi için bazı unsurları barındırması gerekir. 

Türk Ticaret Kanunu’nun 11. maddesi 1. fıkrası kapsamında ticari işletmenin unsurları düzenlenmiştir. Bu şartlar kısaca;

-Ticari ve ekonomik bir amaçla bir organizasyon içinde faaliyet gösteren bir işletmenin varlığı,

-Gelir elde etme amacının bulunması,

-Faaliyetlerin devamlılık arz etmesi,

-Bağımsızlık veya bağımsız biçimde işletilme,

-Esnaflar için belirlenen para sınırını aşan hacim.

Tüm bu unsurların bir araya geldiği iktisadi işletmeler ticari işletmedir. Peki ticari işletmelerin unsurları ne anlama gelmektedir? 

  1. Bir İşletmenin Varlığı

Türk Ticaret Kanunu 11/1 kapsamında belirtilen ilk unsur bir organizasyon kapsamında ticari ve ekonomik amaçla faaliyet göstermektir. Bu unsuru örneklerle açıklamak gerekir ise;

İşletme sayılmayan faaliyetler;

Avukatlık ofisleri (Avukatlık Kanunu 11. Maddesi uyarınca ortaklık şeklinde dahi yapılansalar avukatlık ofisleri ticari işletme sayılmazlar.)

Noterlik dairesi,

Doktor veya diş hekimi muayenehanesi,

Mimarlık bürosu,

SMMM büroları ticari işletme sayılmazlar.

Ticari işletme sayılan faaliyetler;

Bir veya birden fazla doktorun bir araya gelerek özel hastane işletmesi,

Eczaneler,

Ticari ve ekonomik amaçla faaliyet gösteren işletmeler.

Türk Ticaret Hukukunda Ticari İşletmenin Unsurları

Türk Ticaret Kanunu’na (TTK) göre, ticari işletme kavramı ticaret hukukunun temel taşlarından biridir. Ticari işletme, hem ticaret hukukunun hem de diğer alanların uygulamalarında önem arz eder ve ticaret hukuku kurallarının uygulanmasını belirler. Ticari işletme kavramı, sadece bir işletmenin niteliğini değil, aynı zamanda o işletmeye uygulanacak hukuki rejimi de tayin eder. Bu bağlamda, bir işletmenin ticari işletme olarak kabul edilebilmesi için belirli unsurları taşıması gerekir.

Ticari İşletmenin Unsurları

TTK’da açıkça düzenlenmemekle birlikte, ticari işletmenin unsurları doktrin ve Yargıtay kararları ile belirlenmiştir. Ticari işletmenin unsurları şu şekilde sıralanabilir:

1. Gelir Sağlama Amacı

Ticari işletmenin en temel unsurlarından biri, işletmenin sürekli bir gelir sağlama amacı taşımasıdır. TTK’da ticari işletmenin tanımı yapılırken, “devamlı ve bağımsız” bir işletmeden bahsedilir. Bu doğrultuda, ticari bir işletmenin kar elde etme amacıyla kurulmuş olması beklenir. Ticari işletme, sadece bir defalık faaliyetler için kurulamaz; bu faaliyetlerin sürekli olması gerekmektedir.

2. Bağımsızlık

Bir ticari işletmenin bağımsız olması, işletmenin faaliyetlerinin başka bir tüzel kişi veya gerçek kişinin yönlendirmesi altında olmadan, kendi iradesi ile yürütülmesi anlamına gelir. Bağımsızlık unsuru, ticari işletmenin ekonomik faaliyetlerini serbestçe sürdürebilmesi açısından önemlidir.

3. Esnaf Faaliyetini Aşma

Ticari işletmenin diğer bir önemli unsuru, esnaf faaliyeti sınırlarını aşmasıdır. TTK’ya göre, ticari işletme, esnaf işletmesinden daha geniş çapta ve daha yüksek hacimli ekonomik faaliyetler yürütmelidir. Esnaf faaliyeti ile ticari işletme arasındaki bu fark, işletmenin büyüklüğü ve yıllık gelirlerine göre belirlenir.

4. Devamlılık

Ticari işletmenin bir diğer özelliği de devamlılık unsuru taşımasıdır. Ticari işletme, geçici bir faaliyet amacıyla kurulamaz. Faaliyetlerin süreklilik arz etmesi, bu işletmenin ticari işletme niteliği kazanabilmesi için gereklidir.

Emsal Yargıtay Kararları

Türk Ticaret Hukuku alanında Yargıtay’ın ticari işletme kavramına dair verdiği çeşitli kararlar mevcuttur. Bu kararlar, ticari işletmenin unsurlarının uygulamada nasıl değerlendirildiğine dair yol gösterici niteliktedir. Aşağıda bazı önemli Yargıtay kararları örnek olarak sunulmuştur:

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi Kararı (2018/5176 E. 2020/2413 K.)

Bu kararında Yargıtay, ticari işletme kavramını genişletmiş ve bir işletmenin esnaf işletmesi olup olmadığının ticari işletme sınırları içinde değerlendirilemeyeceğini vurgulamıştır. Kararda, ticari faaliyetin büyüklüğü ve geliri dikkate alınarak işletmenin ticari işletme olup olmadığına karar verilmiştir.

Yargıtay 19. Hukuk Dairesi Kararı (2016/8741 E. 2018/1576 K.)

Bu kararda ise Yargıtay, bir ticari işletmenin devamlılık unsuru taşımadığı takdirde ticari işletme olarak nitelendirilemeyeceğini belirtmiştir. Davalı tarafın geçici bir faaliyet yürüttüğüne karar verilmiş ve bu nedenle işletmenin ticari işletme sayılamayacağı sonucuna varılmıştır.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi Kararı (2014/11232 E. 2016/1461 K.)

Yargıtay, bu kararında bağımsızlık unsurunu ele almıştır. İşletmenin başka bir kişinin denetim ve kontrolü altında çalışıyor olması halinde ticari işletme sayılmayacağına karar verilmiştir. Kararda, bağımsızlık unsuru olmayan bir işletmenin ticari işletme olarak değerlendirilemeyeceği ifade edilmiştir.

Ticari İşletmenin Rehni Konusunda Genel Bilgi

Türk Ticaret Hukuku’nda ticari işletmenin rehni, işletme sahibi tüccarın, ticari faaliyetleri sırasında finansal ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla kredi temin etmesine olanak tanıyan önemli bir hukuki kurumdur. Ticari işletmenin rehni, alacaklıya işletme üzerindeki haklarını güvence altına alma imkanı verirken, borçlunun ticari faaliyetlerini sürdürmesine olanak tanır. Ticari işletmenin rehni Türk Ticaret Kanunu (TTK) madde 11 ile düzenlenmiştir.

Ticari İşletmenin Rehninin Tanımı

Ticari işletmenin rehni, bir ticari işletmenin bütünlüğü ile birlikte işletmeye ait taşınır malların, hakların, alacakların ve işletmeye özgü diğer unsurların teminat olarak gösterilmesidir. Ticari işletmenin rehni, işletmenin devriyle veya belirli bir süre zarfında iflas gibi durumlarda rehnin paraya çevrilmesi yoluyla alacaklıya ödeme yapılmasını sağlar.

Ticari İşletmenin Rehninin Kurulması

Ticari işletmenin rehni, taraflar arasında yapılan bir rehin sözleşmesiyle kurulur. Bu sözleşme noter huzurunda düzenlenmeli ve Ticaret Sicili’ne tescil edilmelidir. Bu tescil işlemi, rehnin üçüncü kişilere karşı hüküm ifade etmesi için gereklidir. Ticari işletmenin rehni, işletmenin faaliyetine zarar vermemek kaydıyla işletmenin unsurlarını kapsar. Bu unsurlar arasında şunlar yer alır:

  • Ticaret unvanı ve işletme adı
  • Fikri mülkiyet hakları
  • Taşınır mallar (stoklar, demirbaşlar)
  • Mevcut ve gelecekteki alacaklar
  • Müşteri portföyü

Rehin konusu olan ticari işletme, rehnedilen malvarlıklarının bütününü oluşturan bir ticari işletme olarak bir bütün halinde kabul edilir.

Ticari İşletmenin Rehninin Hüküm ve Sonuçları

Ticari işletme rehni, işletmenin borçlanma kapasitesini artıran bir araçtır. Bu sayede tüccarlar, işletmelerine dair bir güvence sunarak finansal kurumlar veya diğer alacaklılardan kredi sağlayabilirler. Rehnin en önemli sonucu, alacaklının borçluya karşı sahip olduğu güvenceyi güçlendirmesidir. Ticari işletme üzerinde rehin tesis edilmişse, borçlunun ödeme güçlüğüne düşmesi durumunda alacaklı, öncelikli olarak ticari işletmenin satışından elde edilecek gelirden alacağını tahsil etme hakkına sahiptir.

Rehinli alacaklı, işletmenin borçlarını yerine getirmemesi durumunda rehnin paraya çevrilmesi yoluna başvurabilir. Bu durumda, ticari işletme bir bütün olarak ya da parçalara ayrılarak satışa çıkarılabilir. Rehin hakkı, Türk İcra ve İflas Kanunu hükümlerine göre işletmenin iflası durumunda da korunur.

Emsal Yargıtay Kararları

Ticari işletmenin rehni ile ilgili Yargıtay’ın çeşitli kararları bulunmaktadır. Bu kararlar, uygulamada ticari işletme rehniyle ilgili sorunların çözümünde yol gösterici niteliktedir. Aşağıda bazı emsal Yargıtay kararlarına değinilmiştir:

1. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/3848 E., 2020/2871 K. Bu kararda, ticari işletme rehninin üçüncü kişilere karşı etkili olabilmesi için rehin sözleşmesinin Ticaret Sicili’ne tescil edilmesinin zorunlu olduğu vurgulanmıştır. Kararda, tescil edilmemiş bir rehin sözleşmesinin alacaklıya üçüncü kişilerle olan uyuşmazlıklarda koruma sağlamayacağı belirtilmiştir.

2. Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, 2018/2384 E., 2019/4782 K. Yargıtay bu kararında, rehinli ticari işletmenin iflası halinde rehin alacaklısının diğer alacaklılara göre öncelik hakkına sahip olduğu hükmüne varmıştır. Rehinli alacaklının iflas masasına başvurmaksızın, ticari işletmenin satışından elde edilen gelirden öncelikli olarak alacağını tahsil edebileceği ifade edilmiştir.3. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/3165 E., 2022/5437 K. Bu kararda, ticari işletme rehninin kapsamı tartışılmıştır. Yargıtay, rehin sözleşmesinde açıkça belirtilmediği sürece, ticari işletmenin demirbaşlarının ve araçlarının rehin kapsamında değerlendirilmeyeceğine hükmetmiştir.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir