Anayasa Mahkemesi (AYM), 17 Şubat 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 2023/174 Esas ve 2025/224 Karar sayılı ilamı ile 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’un yerinde inceleme yetkisine ilişkin önemli bir denetim gerçekleştirmiştir. Bu karar, rekabet otoritelerinin inceleme yetkileri ile teşebbüslerin anayasal hakları arasındaki dengenin korunması açısından emsal niteliğindedir.+1
Kararın Arka Planı ve İtiraz Konusu
Danıştay 13. Dairesi ve Ankara 11. İdare Mahkemesi tarafından yapılan itiraz başvurularında, 4054 sayılı Kanun’un 15. maddesindeki “…gerekli gördüğü hallerde,…” ibaresinin anayasaya aykırılığı ileri sürülmüştür. İtirazların temel dayanağı, bu yetkinin ucu açık olduğu, hakim kararı güvencesini işlevsiz kıldığı ve konut dokunulmazlığına (iş yerlerinin mahrem alanları dahil) aykırı olduğudur.+4
AYM’nin Değerlendirmesi: “Belirlilik” ve “Kamu Yararı”
Mahkeme, yaptığı inceleme sonucunda söz konusu kuralın Anayasa’nın 2. (Hukuk Devleti) ve 167. (Piyasaların Denetimi) maddelerine aykırı olmadığına karar vererek iptal talebini reddetmiştir.
Kararın temel gerekçeleri şu başlıklar altında toplanmaktadır:
- Hukuki Belirlilik İlkesi: AYM, yerinde inceleme yetkisinin kapsamının kanunla çizildiğini ve Kurul’un bu yetkiyi sadece kanunla verilen görevler çerçevesinde kullanabileceğini belirtmiştir. Yetkinin kullanımını gerekli kılan durumların her birinin kanunda tek tek sayılmasının “kanun yapma tekniği” gereği mümkün olmadığı vurgulanmıştır.
- Devletin Pozitif Yükümlülüğü: Anayasa’nın 167. maddesi, devlete piyasalarda tekelleşme ve kartelleşmeyi önleme görevi yüklemektedir. Mahkeme, yerinde inceleme yetkisini bu anayasal görevin yerine getirilmesi için gerekli bir araç ve kanun koyucunun takdir yetkisi kapsamında görmüştür.
- Hakim Kararı Zorunluluğu: Kararda, 4054 sayılı Kanun uyarınca yerinde incelemenin ancak engellenme veya engellenme olasılığı durumunda sulh ceza hakimi kararıyla yapılabileceği, Kurul’un kendiliğinden zor kullanma yetkisi bulunmadığı hatırlatılmıştır.
Karşı Oy Gerekçeleri: Konut Dokunulmazlığı Tartışması
Karar oyçokluğu ile alınmış olup, karşı oy kullanan üyeler oldukça dikkat çekici gerekçeler sunmuştur. Özellikle Başkanvekili Hasan Tahsin Gökcan ve diğer üyeler; iş yerlerinin mahrem alanlarının (yönetim ofisleri vb.) anayasal anlamda “konut” sayıldığını savunmuşlardır. Karşı oy gerekçesinde, “gerekli gördüğü hallerde” ibaresinin hakim kararı olmaksızın bu alanlara girilmesine imkan tanıdığı ve bu durumun Anayasa’nın 21. maddesindeki güvenceleri ihlal ettiği belirtilmiştir.
Rekabet Kurumu yerinde inceleme yapmadan önce mahkeme kararı almak zorunda mı?
AYM’nin 2026 tarihli kararına göre Rekabet Kurumu, Kanun’un kendisine verdiği yetki çerçevesinde “gerekli gördüğü hallerde” hâkim kararı olmaksızın yerinde inceleme başlatabilir. Kurum yetkilisi beraberinde soruşturmaya ilişkin belgesini bulundurmak zorundadır. Ancak bu belge savcılıktan veya sulh ceza hakimliğinden alınan bir karar evrakı değildir. Soruşturmaya izin verilmemesi halinde ayrıca yüksek idari para cezaları uygulanmakta olup, Kurum personeli gerekli görür ise Sulh Ceza Hakimliğine başvurabilir.
İş yerinde yapılan incelemeler “konut dokunulmazlığı” ihlali sayılır mı?
Anayasa Mahkemesi çoğunluk görüşüne göre, ticari faaliyetlerin yürütüldüğü alanlar tam olarak “konut” kapsamında değerlendirilmemiştir. Ancak karşı oy gerekçelerinde, iş yerlerinin mahrem alanlarının konut güvencesinden yararlanması gerektiği savunulmuştur. Mevcut karara göre bu incelemeler anayasaya aykırı bulunmamıştır. Bu konuda AYM’nin farklı yönde kararı da mevcuttur.
Yerinde inceleme sırasında hangi verilere el konulabilir?
Kurum uzmanları; defterleri, her türlü evrakı ve bilgisayar/akıllı telefon gibi dijital ortamlardaki verileri inceleyebilir, bunların kopyalarını alabilir ve teşebbüs temsilcilerinden sözlü açıklama isteyebilir. Şahsi telefondan dahi yapılan konuşmalar soruşturma konusu kapsamında ise ilgili veri Kurum yetkilisi tarafından alınabilir
Sonuç ve Hukuki Etkiler
AYM’nin bu kararı ile Rekabet Kurumu’nun yerinde inceleme yetkisi anayasal bir zemin üzerinde teyit edilmiştir. Ancak karşı oy gerekçelerinde belirtilen “konut dokunulmazlığı” vurgusu, gelecekteki bireysel başvurular ve yerinde inceleme uygulamaları için önemli bir hukuki tartışma alanı olmaya devam edecektir.
Teşebbüsler için bu karar, yerinde inceleme süreçlerinde Kurul’un yetkisinin geniş yorumlanabileceğini ancak bu yetkinin mutlaka “kanuni görevlerin yerine getirilmesi” amacıyla sınırlı olması gerektiğini bir kez daha göstermiştir.
